2 Eylül 2008 Salı

65. Venedik Film Festivali Başladı


Dünyanın en köklü film festivallerinden Venedik Film Festivali, bu yıl Coen kardeşlerin “Burn After Reading” filmiyle açıldı. Brad Pitt ve George Clooney’nin başrolleri paylaştığı film, eleştirmenlerden tam not aldı.

65. kez yapılan festivalde bu yıl Altın Aslan ödülü için 21 film yarışıyor. Filmler arasında yönetmen Semih Kaplanoğlu’nun “Yusuf Üçlemesi”nin ikinci filmi “Süt” ile Ferzan Özpetek’in “Mükemmel Bir Gün” adlı filmleri de bulunuyor.

Festivale Amerikan sineması 5 filmle katılıyor. İki kez Oscar kazanan Jonathan Demme’in yönettiği “Rachel Getting Married” ve Kathryn Bigelow’un yönettiği, Ralph Fiennes’in başrolünü oynadığı, Irak savaş dramını konu olan “Hurt Locker” festivalin iddialı filmleri arasında gösteriliyor.

Festival yöneticisi Marco Muller, festivalin rolünün “tamamıyla çağdaş ve zamanın nabzına parmak basan filmleri bulmak olduğunu” söyledi. Festival 6 Eylül’e kadar devam edecek.

En Kötü 100 Film Listesi'nde 5 Türk Filmi


İnternetteki film sitelerinden IMDB'de En iyi 250 film listesinde hiç Türk filmi yer almazken,En kötü 100 listesinde ise 5 Türk filmi bulunuyor.

"www.imdb.com" adresinde yayın yapan ve ayda 57 milyon ziyaretçisi bulunan IMDB sitesinde, tüm dünyadan filmlerle ilgili bilgilerin yanında, üyelerinin oylarıyla belirlenen "en iyi" ve "en kötüler" listeleri ilgi görüyor. Üyelerin 1’den 10’a kadar verdiği puanların ağırlıklı olduğu özel bir formülle hesaplanan listelerde yer almak için, belli sayıda üyeden oy almış olmak gerekiyor.

Her ülkeden çok sayıda sinemasever tarafından merakla takip edilen ve sürekli güncellenen "En İyi 250 Film Listesi"nde, şu anda Türk yapımı hiçbir film yer almıyor.

İYİ VE KÖTÜ TÜRK FİLMLERİ

Atıf Yılmaz’ın yönettiği 1977 yapımı "Selvi Boylum, Al Yazmalım" 9,0 puan almasına rağmen, henüz yeterli oy sayısına ulaşamadığı için listede bulunmuyor.

Listede kısa bir süre için bulunma başarısını gösteren, ancak şu anda yer almayan filmler arasında ise 8,9 puana sahip 2005 yapımı "Babam ve Oğlum" ile 8,4 puana sahip 1996 yapımı "Eşkıya" yer alıyor.

En iyiler listesinde yer almayan Türk filmleri, "En Kötü 100 Film Listesi"nde ise 5 yapımla boy gösteriyor.
Bu filmler ise 9’ncu sıradaki "Emret Komutanım: Şah Mat" (2007), 28’nci sıradaki "Dünyayı Kurtaran Adam’ın Oğlu" (2006), 45’nci sıradaki "Keloğlan Kara Prens’e Karşı" (2006), 86’ncı sıradaki "Hababam Sınıfı 3,5" (2006) ve 88’inci sıradaki "Büyü" (2004).

DÜNYADA EN İYİ VE KÖTÜLER

Siteye göre en iyi film, 1994 yapımı, Stephen King romanından uyarlanan "Esaretin Bedeli" (The Shawshank Redemption). İkinci sırada 1972 yapımı "Baba" (The Godfather) ve 3’üncü sırada ise Batman’ın son macerası olan 2008 yapımı "Kara Şovalye" (The Dark Knight) var. En kötüler listesine bakıldığındaysa dünyanın en kötü filmi olarak 2008 yapımı "Acaip Bi Film" (Disaster Movie) gösteriliyor. Listede ikinci sırada ise 2002 yapımı "Ben & Arthur" ve 2004 yapımı "Zombie Nation" bulunuyor.
Kaynak:milliyet.com

1 Eylül 2008 Pazartesi

kraliçe fabrikada


Kraliçe Fabrikada Hazır.

Senarist ve yönetmenliğini, geçen yıl Epsilon Yayınları'ndan "Hep Böyle Kal" adlı romanı yayınlanan Ali Kemal Güven'in üstlendiği “Kraliçe Fabrikada” filminin fragmanı yayınlandı.

Sinema öğrencileri tarafından hayata geçirilen filmde Hande Yener, Billur Kalkavan ve gazeteci Onur Baştürk gibi ünlü isimler de rol alıyor.

Yaklaşık 120 dakika süren filmde, Hande Yener, gay olduğuna inanılmayan bir gence yardım eden gay ikonunu canlandırıyor.

Türkiye’de gösterime girip girmeyeceği henüz belli olmayan “Kraliçe Fabrikada”, yurtdışındaki sinema festivallerinde gösterilecek.

Yeni Eğlencemiz Vol.İ


Vol.İ’nin Türkçe Fragmanı Yayında

120 milyon dolarlık yapım bütçesiyle gerçekleştirilen animasyon “WALL-E” hem dört dörtlük bir macera, hem de dört dörtlük bir komedi...

İnsanoğlu günün birinde artık yaşanmaz hale gelen dünyayı apar topar terk etmek zorunda kalsaydı ve son robotun fişinin çekilmesi unutulsaydı ne olurdu?

“Kayıp Balık Nemo- Finding Nemo”nun Oscar ödüllü yazar-yönetmeni ve “İnanılmaz Aile-The Incredibles”, “Arabalar-Cars” ve “Ratatouille” gibi teknoloji harikası animasyon filmlerini gerçekleştiren Pixar Animasyon Stüdyoları’nın animasyon sihirbazlarından Andrew Stanton, “WALL-E” adlı kararlı bir robotu ve arkadaşlarının serüvenlerini konu alan kozmik macera komedide izleyiciyi çok da uzak olmayan bir galakside inanılmaz bir yolculuğa çıkaracak.

29 Ağustos 2008 Cuma

jhon lenon


John Lenon'un hayatı film oluyor!

Beatles’in solisti ünlü şarkıcı John Lennon’ın hayatının filmi yapılacak.

Sam Taylor-Wood’un yöneteceği ve ünlü şarkıcının ergenlik dönemine odaklanacak olan "Kayıp Çocuk" (Nowhere Boy) adlı film, Lennon’ın doğum yeri Liverpool’da çekilecek.

Matt Greenhalgh senaryosunda, Lennon’ın annesi tarafından terk edilmesi ve otoriter teyzesi tarafından yetiştirilmesinin üzerinde odaklanıyor. Lennon’ın bu döneminde tek kaçış yolu müzik, sanat ve daha sonra Beatles’daki grup arkadaşı şarkıcı Paul McCartney ile kaderini belirleyen arkadaşlığı idi.

Yönetmen Taylor-Wood, "Lennon’ın hayatının ilk yıllarındaki kadınların gerçekten onun sonradan nasıl bir insan olacağını belirlediğini" söyledi. İngiltere Film Konseyi ile birlikte filmin yapımcılığını üstlenen Ecosse Films, filmin başrolleri için oyuncu seçiminin hala devam ettiğini bildirdi.

Reklam gerçeği

2000 yılında orjinal adı 99 Francs olan bir kitap piyasaya çıkar. Kitabın yazarı dünyanın en ünlü ajanslarında reklam yazarı olarak çalışan Frederic Beigbeder’dır. Kitapta reklam dünyası acımasızca eletirilmektedir. Kitabın çıkmasının ardından Beigbeder reklam ajansındaki işinden kovulur.

99 Francs birçok dile çevrilir, uzun süre çok satanlar listesinde kalır. Yapımcı Alain Goldman’ın kitabı beyarperdeye aktarması yedi yıl sürer. Goldman, filmin kitaba sadık kalmasını istemekte fakat iş ortakları televizyonlar için riskli bir proje olmasından çekinmektedir. Sonunda Pathè ve Arte bu riski alırlar ve bu hafta Türkiye’de de gösterime giren 99 Francs - 9.90 YTL, Jan Kounen yönetmenliğinde sinemaya aktarılır. Filmin başrolünde, yaptığı televizyon şovuyla şöhreti yakalayan Jean Dujardin var. Dünyanın en iyi reklam ajanlarından birinde metin yazarı olarak çalışan Octave Parango bir insanın ilk kalemde isteyeceği her şeye sahiptir. Para, yetenek, kariyer, kızlar... Fakat ajanstaki kızlardan Sophie ile yaşadığı aşk ve girdiği bir toplantı Octave’ın hayatını ve alt üst eder. Hafifçe aklını oynatan Octave kendi yarattığı reklam kampanyasını sabote ederek sisteme karşı gelmeye karar verir.

9.99 YTL kitabın ruhuna epey sadık kalınarak başarıyla sinemaya aktarılmış. Filmin başarısında role çok yakışan Jean Dujardin’in payı oldukça büyük. Oyuncu filmi baştan sona sırtlayıp götürmüş. Uzun saçları ve gözlükleriyle Frederic Beigbeder’e oldukça bezetilen Dujardin’in gerçekçi oyunu hiç aksamıyor. Yönetmen Jan Kounen’in hareketli kamerası, filmin görsel zenginliği ve kurgunun hızı filmi eğlenceli kılıyor. Film, reklam ve pazarlama dünyası hakkında söylemek istediği her konuyu açıklıkla dile getiriyor.

15 Ağustos 2008 Cuma

Kategori Dışı



Modern Amerikan sinemasının en güçlü isimlerinden biri...Hareketli kamerası,akıl almaz kurgusu ve Hollywood patronlarını karşısına almak pahasına seçtiği aykırı senaryoları ile tanınan idealist bir sanatçı...

Bir filmin değerini belirleyen şey nedir?Bir yönetmen başarısını geniş kitlelere seslenebiliyor olmasıyla mı,yoksa aldığı ödüllerlemi ispat eder?Herkesin anlayıp sevebileceği bir film yapmak mı daha makbüldür,yoksa az sayıda izleyici hedefleyen sıra dışı projeler peşinde koşmak mi?Bunun gibi daha nice soru vardır sinemaseverlerin aklını karıştıran.Özellikle,son dönemde sıklıkla gündeme gelen bir sanat filmi popüler film ayrımı vardır ki,en ateşli tartışmalar bu konu üzerinde yapılır.Oysa sinemayı he bir sanat dalı hem de bir kitle iletişim aracı olarak bu şekilde snıflandırmaya çalışmak son derece gülünç ve aynı zamanda da faydasız bir girişim.Hem geniş kitlelerce izlenen hemde her flminde kendine has üslubunu ortaya koymayı,üstüne üstlük yeni yaratıcı fikirlerle beslemeyi başaran,bir yandan dünta çapında kabul görmüş starlarla çalışıp,bir yandan da hiç tanınmamış oyunculardan yeni starlar yaratan bir isim.Hemen her filmine eleştirmenler tarafından övgüye boğulmasına rağmen,düne kadar tüm Oscar törenlerinden eli boş dönen,kimi zaman büyük şirketlerin devasa bütçeleriyle,kimi zamansa kendi banka hesabının imkan verdiği kadarıyla filmlerini gerçekleştiren sıra dışı bir yönetmen::Martın Scorsese

FİLMLERİNDEN DİYALOGLAR

^İnsan yaşadığı sürece sağlıklı sayılır^ Travis Bickle-taksi şöförü
^Kadınları bilirsin,doğru zamanda,doğru yerde ve doğru şartlarda her şeyi yapabilirler^ Jake Lamotta-kızgın boğa
^Herkes kendi cennetine erişebilmek için cehenneminden geçmelidir^ Max Caddy-korku burnu
^Dünyada tek bir kadın vardır.Bir sürü yüzü olan tek kadın. Şeytan-günaha son çağrı
^Dışarıda olanları değiştiremezsin.Sadece bakış açısını değiştirebilirsin^ Marcus-yaşamın kıyısında
^İnancımız düşmanlarımızın en korktuğu silahımızdır^ Amsterdam-New York çeteleri
kaynaka:sinema dergisi